nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mart 2010 Cumartesi

Sadaka Taşı

Sadaka Taşı Osmanlı döneminden Fatih sultan mehmet HAN zamanında belirli yerlere konan ve ortalama 2 metre yüksekliğinde taşlardır.

Bu taşlara hali vakti yerinden olan insanlar kimsenin olmadığı zamanlarda gönlünden koptuğunca sadaka olarak para bırakırlardı, İhtiyaç sahipleri ise kimsenin olmadığı zaman o sadaka taşına gelerek paradan sadece ihtiyacı olanı kadar alırlardı. Alanın verenin kimseyi görmediği bu uygulama ile ülkede öyle bir zaman geldi ki o sadaka taşındaki paralar  taşar oldu.
17. yüzyıl İstanbul'unu anlatan bir Fransız gezgin, üzerinde para bulunan bir taşa tam bir hafta boyunca kimsenin gelmediğini yazmıştı.

İstanbul'un dört yerinde sadaka taşı vardı: Üsküdar'da Gülfem Hatun Camii'nin avlusunda, yine Üsküdar Doğancılar' da, Karacaahmet' te ve Kocamustafapaşa' daydı.




Bugün bu taşlardan sadece bir tanesi, Doğancılar' da dikili olanı, ama o da yarısından fazlası toprağa gömülü vaziyette duruyor.

"Çünkü bir yardım, ne alanı küçük düşürmeli, ne de veren için bir öğünme nedeni olmalıdır."

Şimdide böyle bir millet olabilseydik

kaynak: http://girgin.org/ansiklopedi/sadakatasi.htm düzeltilerek alınmıştır

sadaka taşı nedir, sadaka taşı nerelerdedir, sadaka taşları

21 Mart 2010 Pazar

Cihad Nedir

Cihad جَهَدَ "c-h-d" kökünden türemiş, bütün gücünü kullanma mânâsına gelen Arapça bir kelimedir. Diğer bir açıdan o, insanın güç ve takatini sonuna kadar sarfederek her türlü meşakkati göğüsleyip belli bir hedefe yürümesi mânâsını ihtiva eder ki, bu tarif cihadın şer’î mânâsına daha yakındır. "Cihad" sözcüğü, İslâm’ın zuhuruyla ayrı bir hususiyet kazanarak Allah yolunda kavga vermenin adı olmuştur. Bugün cihad denince de akla gelen mânâ budur. Allah yolunda verilen kavga, içe doğru ve dışa doğru olmak üzere iki cephede cereyan eder. İçe doğru verilen mücadeleyi, insanın kendi özüne erme gayreti, dışa doğru verilen mücadeleyi de başkalarını özlerine erdirme ameliyesi olarak tarif edebiliriz. Bunlardan birincisine "büyük cihad", ikincisine de "küçük cihad", denir ki, birincisiyle; insanın kendi özüyle arasın­daki engelleri aşıp nefis ma’rifetine ve neticede de marifetullah, muhabbetullah ve zevk-i ruhanîye ulaşması, ikinci­siyle de, imanla insanlar arasındaki manialar bertaraf edilerek, herkesin imâna ulaştırılması ve ma’rifet-i İlâhî ile tanıştırılması esas alınmıştır. Cihad, bir bakıma insanın yaratılış gayesidir ve yeryüzünde ondan daha önemli bir vazife yoktur.

Kaynak: www.tr.fgulen.com 

İslam Dini Blog Sitesi | Desing By- LiBeRalx- 2010